Kocamın Babası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kocamın Babası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2020 Pazar

Kendimi Sabaha Kadar Kayınbabama Siktirdim

Kocam kamyonşöförü olarak Berlinde bir nakliyat şirketinde çalışıyor. Uluslararası çalıştığı için her zaman evde olamıyor. Geçen sene yazın tatil yapmak istediğimizde, kocama işyerini yeni değiştirdiği için izin vermediler. Kocam da, “Sen çocukları al, Türkiyeye babamın yanına git, tatilini yap, dinlen…” deyip bizi Türkiyeye gönderdi. İlk başta ben gitmek istemedim, çünkü kayınbabam (kaynanam öleliden beri) sakin bir balıkçı köyündeki yazlığında kalıyor, ne bir eğlence yeri, ne de alış veriş yeri var. Kocam, “Nazan, dönüş biletini açık tarihli alırız, beğenmezsen erken dönersin, beğenirsen istediğin kadar kal…” deyip beni ikna etti.
Çocuklarla (biri 3, biri 4 yaşında) İstanbula uçtum. Havaalanından kayınbabam aldı, özel otosu ile gelmiş. 4 saat yolculuktan sonra kayınbabamın kasabadaki evine vardık. Kayınbabam, “Kızım burada bir kaç gün dinlenip alış veriş yaparsın, sonra yazlığa gideriz.” dedi, ben de kabul ettim. İki gün kasabanın altını üstüne getirdik, kendime çok seksi iç çamaşırları, bikini, gecelik gibi şeyler aldım. Alış veriş yaparken kayınbabam hep benimle geldi, çocuklarla ilgilendi. İki gün sonra yazlığa gittik. Yazlık zeytin ağaçları arasında, denize çok yakın bir yerde idi. Haftasonu kalabalık olmasına rağmen, haftaiçi sahil bom boş oluyordu, sadece yakında yazlıkları olanlar geliyordu.
Tatilimizin 4. günü idi. Kayınbabam sabah kalkmış, duş alıyordu. Ben salona geçerken tesadüfen gördüm, banyonun kapısı aralık kalmış, içerisi gözüküyordu. Elimde olmadan gözüm içeri kaydı. Kayınbabamı ilk kez çıplak olarak görüyordum, daha önce kendisini mayo ile bile görmemiştim. Kayınbabamın yarağı sönük hali ile bile etkileyici büyüklükte idi. İçim bir hoş oldu, o anda içimden kayınbabamla sikişmek düşüncesi geçti. Acaba kayınbabam beni sikmek istermiydi? (Kayınbabam ilk yabancı erkeğim olmayacaktı, daha öncede kocamı defalarca boynuzladım) ama bu sefer durum başkaydı, sikişmeyi düşündüğüm adam kocamın babası idi. Yinede şansımı denemeye karar verdim. Kasabadan aldığım bikinimi giyip, banyodaki aynanın karşısında süslenmeye başladım. Bikinimin üstü memelerimin uçlarını anca kapatıyordu, alt kısmı ise Tanga, sırf amcığımı kapatıyor, arkadan ise ipi götümde kayboluyordu.
Kayınbabam çırılçıplak, yarağını sallaya sallaya duştan çıkıp beni aynanın karşısında o halde görünce, hemen asılı duran havluya uzanarak, beline doladı, “Ne yapıyorsun kızım banyoda, hemde bu kılıkla?” diye sordu. Ben de, “Çocuklarla fazla sıcak olmadan denize gitmek istiyorum, çok sıcak olunca çocukları çarpar baba…” dedim. Kayınbabam arkamda dikilmiş, hiçbirşey söylemeden beni süzüyordu. Elimdeki tarağı kasıtlı olarak yere düşürdüm ve kayınbabamın önünde domalarak aldım. Kayınbabam arkamdan rahat amcığımı görmüştür, çünkü Tangamın ipini iyice götümün arasına sokmuştum. Hiç arkama bakmadan belime bir Pareo sararak banyodan çıktım. Çocukları da alıp sahile indim.
Çocuklar kumsalda oynarken kayınbabam da geldi. İkimiz denize girip biraz yüzdükten sonra çıkıp havlunun üstünde güneşlenmeye başladık. Kayınbabam, “Kızım kavrulacaksın böyle, arkana güneş yağı sürmemi istermisin?” dedi. Ben de hemen arkamı döndüm, yüzüstü uzandım havluya. Kayınbabam sırtıma güneşyağı sürerken, ben kollarımı yastık gibi yüzümün altına birleştirdim. Böylelikle yanlardan göğüslerimi de görmesini sağladım, sanki farkında olmadan frikik vermişim gibi. Kayınbabam koltuk altımdan memelerime ellemeye çalışıyordu. İçimden (Evet balık yemi yuttu, bu adam beni kesin siker!) diye düşündüm. Kayınbabam daha sonra belimden aşağıya da güneşyağı sürmeye başladı. Oralar elimin ereceği yerler olmasına rağmen hiç itiraz etmedim, bacaklarımı, götümü, kalçalarımı, heryerimi güzelce yağlattırdım. Ben de sonra göğsüme ve memelerime sürdüm, kayınbabama doğru dönerek bacak aramı yağlamaya başladım. Sahilde kimse olmadığı için rahat hareket edebiliyorduk…
Yaklaşık 2 saat sonra kayınbabam, “Hadi kızım eve gidip birşeyler yiyelim.” dedi ve eve gittik. Ben çocuklarla duşa girdim. Ben çocukları yıkarken kayınbabam yiyecek birşeyler hazırlamış, yedikten sonra çocuklara, “Hadi bakalım siz yukarı çıkıp yatın, öğlen uyku saatiniz geldi, uyuyun dinlenin, eğer uyumazsanız sizi birdaha denize götürmem!” dedim. Çocuklar yukarı çıktılar, bizde kayınbabamla denize bakan balkona oturup birer bira açtık. Biralarımızı yudumlarken kayınbabamla biran göz göze geldik, ama ne biçim oldum, resmen bakışlarla sikişiyor gibiydik. Kayınbabam, “Bak Nazan, istersen hiç vakit kaybetmeyelim!” dedi. Ben sadece kafamı sallayarak onayladım. Kayınbabam sanki bu hareketimi bekliyormuş gibi hemen önüme diz çöküp bacaklarımı ayırdı. Nasılsa denizden bizi kimse göremezdi. Tangamı kenara çekerek sulanmış amcığımı yalamaya başladı. Çok geçmeden ben sarsılarak kayınbabamın ağzına boşaldım. Kayınbabamı balkonda yere yatırıp, ben de onun yarağını emmeye başladım. Kayınbabamın da boşalması uzun sürmedi. Ayağa kalkıp, “Hadi babacığım yatak odasına geçelim!” dedim. Doğru yatak odasına gittik…
Kayınbabamın yarağı sertliğinden bir şey kaybetmemişti. Bacaklarımı omuzuna alıp, “Benim orospu gelinim, tatil boyunca seni bu yarağın müptelası yapacağım, o sünepe kocan seni böyle hiç sikmemiştir!” deyip yarağını amcığımın derinliklerine soktu. Kayınbabamın yarağı amcığımın içinde hiç kıpırdamadan öpüşüyorduk. Kayınbabam, “Söyle bana orospu gelinim, seni kocandan başkası da sikiyor mu, bu tatlı amcık başka yarakların altına da yatıyor mu?” diye sorular soruyor, ara sıra da yarrağını çıkartıp yeniden köklüyordu amıma. “Ne yapayım baba, oğlun beni yeterince sikmiyor, ben de başka erkeklere veriyorum!” dedim. Kayınbabam amımı bu şekilde yarım saat siktikten sonra, döllerini amcığımın en derin yerine boşalttı. Birlikte duş alıp, çocukları kontrol ettik, ikiside daha uyuyordu. Oturma odasına geçtik. Ben üzerime ince bir bluz, altımada geniş bir etek giymiştim (altıma kilot giymediğimi yazmama gerek varmı?), kayınbabam ise sadece şortlaydı.
Gittim kayınbabamın şortunu hafifçe sıyırıp kucağına oturdum. Kayınbabamın yarı inik yarağı amcığımın dudakları arasında duruyordu. O sırada kocamdan telefon geldi. Kayınbabama ‘Sus’ diye işaret edip, telefonda kocamla konuşmaya başladım. Kocam babasını sordu, “Kahveye gitti…” dedim. “Ya çocuklar?” diye sordu, “Yukarıda uyuyorlar…” dedim. “Yani yalnızsın?” dedi, “Evet…” dedim. Yalnız olduğumuz zamanlar kocamın saplantısı benimle telefonda sex yapmak. Bana fantazilerini anlatıyor, “Ah karıcığım şuanda yanında olsam seni nasıl sikerdim…” falan diyordu. Ben de, “Aşkım yarak yemeyi çok özledim, bak seni başka erkeklerle boynuzlamamak için kedimi zor tutuyorum, şimdi yanımda olsaydın sulanmış amcığıma sokardın…” dedim. Bu arada konuşmalarımızı duyan kayınbabamın yarağı altımda yeniden canlandı ve amcığıma girmeye başladı. Kocama telefonda, “Amcığım yanıyor şuanda, sen yoksun diye şimdi amcığıma salatalık sokacağım, patlıcan sokacağım, havuç sokacağım, kabak sokacağım, amcığım manav dükkanına dönecek bu gidişle, ne olur müsade ver de kendimi başka ekeklere siktireyim!” dedim.
Kocam olacak avanak ta, amcığımdaki babasının yarağından habersiz, “Hayır, hayatta müsade etmem, senin o amcığını benden başka kimse sikemez!” diye inliyordu. Kocamın birden sesi kısıldı, belliki yine avcunun içine boşaldı. Kocamla telefonda vedalaştık, kapattık. Kayınbabam da, “Nazan helal olsun, sen büyük bir orospusun, bayıldım sana!” diyerek, alttan hızlı bir şekilde amımı sikmeye başladı ve döllerini tekrar amcığımın derinliklerine fışkırttı. 6 hafta tatil işte böyle kayınbabamla sikişmekle geçti.
Şimdi kocama (Babam rahatsız diye) mazeret uydurarak, yine Türkiyeye, kayınbabama kendimi siktirmeye gidiyorum.

Kocam İşe Gidince Kayınbabamla Sikiştik

Evlendiğmde 26 yaşımda idim, ayrı ev açmış, kocamla kalıyorduk. Kayınbabam ise kendi evinde kalıyordu. Kaynanam öleliden beri kayınbabam bir türlü evlenemedi. Çok istiyordu ama, her seferinde her adayla umulmadık aksilikler çıkıyordu ve olmuyordu. Kayınbabamın morali buyüzden epeyi bozulmuştu. Kocamın teklifiyle, benim de kabulümle, kayınbabamı yanımızda kalmaya ikna ettik, bizde kalmaya başladı. Doğal olarak kayınbabamla birlikte olduğumuz süre, kocamla olduğum süreden fazlaydı. Gece gündüz kayınbabamla beraberdik. Kayınbabam kahveye falan da pek gitmezdi, sevmiyordu. “Baba çık gez dolaş biraz, dışarda güzel kadınlara bakarsın için açılır.” dediğimde, “Güzelim seni seyretmekten daha güzel ne ola ki? Sen üzülme, ben memnunum, rahatım.” derdi.
Kocam haftanın birkaç günü nöbetçidir, geceleri gelmez. Zaten biraz da bu yüzden kayınbabamla iyice samimi olduk. Geceleri genelde sohbetlerimiz, kayınbabamın birtürlü uygun kadın bulamaması ve yapamadığı evliliği konusunda olurdu. Bir gece ben artık dayanamadım, “Baba yahu artık bıraksan şu evlilik, evlenmek işini? Bak ne güzel hep birlikte rahat rahat yaşıyoruz şunun şurasında, rahatını ne diye bozacaksın?” dedim.
Kayınbabam yüzüme şöyle bir bakıp, Off’la, Ohh’la karışık derin bir ‘Ahhhh…’ çekti. O an yanlış yaptığımı anladım. Kayınbabam, “Haklısın, kızım. Ben hadi şimdiden sonra evlenmeyeyim tamam da, insanın bazı ihtiyaçları var… Hadi onu da tam söyleyeyim, kimileri hayvani arzu derler, seks yapma, seksi yaşama arzuları, içgüdüleri vardır yavrum. Geceleri nasıl uyuyabildiğimi sen gel bana sor! Zor yavrum, zor! Senin için hava hoş tabii, öyle bir sorunun yok, kocan elinin altında, istediğin an emrine amade…” dedi.
Kayınbabam tam da benim yarama dokunmuştu, “Hiç alakası yok baba! Sen de onu bana sor. Bak oğlun bu akşam da yok, taa yarın gece evde olacak. Bu nöbetçi olduğu günün yorgunluğu katlanarak bütün bir hafta devam ediyor. Görüyorsun, izinli olduğu gün de uykudan başını alamıyor. Tamam, işidir, ekmeğimizin parasıdır, haklıdır, ama, burada bir de, az ya da çok sevilmek, okşanmak, sevişmek isteyen genç bir karısı da var!” dedim. Ağzımdan bu laflar nasıl çıktı bilemiyorum. Kayınbabamın, “Canım benim, gel bakayım bana.” demesiyle, kendimi kayınbabamın göğsüne kapaklanmış, hıçkıra hıçkıra ağlar buldum.
Divanda idik, kayınbabam beni teselli etmek için hafif hafif saçlarımı okşarken, küçük küçük de alnıma yanağıma öpücükler konduruyordu. Birden ne olduğunu anlamadım ama içimde birtakım kadınsı duyguların harekete geçtiğini hissettim. Kayınbabamdan anlamadığım bir şekilde etkilenmiştim. Başımı hafif çevirip kaldırdığımda kayınbabamla dudaklarımız bir anda birbirlerine kenetlendiler, dillerimiz ağızlarımızın içinde birbirine dolaşmaya başladılar. Çok uzun süre, divanda kayınbabamla birbirimize sarılmış vaziyette öpüştük.
Kayınbabam, “Canım gelinim, güzelim, kızım benim, artık evlenmek istemiyorum, seni istiyorum, seni kendime sevgili istiyorum. Benim her şeyim olurmusun? Gelinim, kızım, sevgilim, karım, orospum olurmusun?” dedi. “Olurum! Hem de nasıl babacığım!” diyerek kayınbabamla bir daha öpüşmelerimizin tadına vararak, birbirimizi okşamaya başladık. Divana sırtüstü uzandığımda, kayınbabam eteğimin altından külodumu ustaca çekip çıkardı. Eğilip sanki çölde susuz kalmışcasına, sanki çeşmeden içine su çeker gibi amımı vantuzlayarak içine çekmeye, emmeye başladı. Dayanamadım, kasıntılarla sarsıla sarsıla kayınbabamın ağzına boşaldım. Kayınbabam “Canım gelinim, güzelim, sevgilim…” diye diye, üstümde ne varsa gayet nazikçe hepsini bir bir çıkardı. “Şahanesin benim güzel gelinim!” derken, gözleri zevkle ve keyifle parıldıyordu. “Canım gelinim benim, bundan böyle gecelerimiz yalnız geçmeyecek. Sen istediğin sürece emrindeyim. Sana hiç ama hiç doymam, yeter ki sen iste güzel gelinim benim.” derken kendisi de soyundu.
Kayınbabam çırılçıplak yanımda ayakta durup beni seyrederken, hemen bir karış uzağımda olan yarağı beni yeniden azdırmaya yetmiş artmıştı bile. Kocamın sikiyle uzaktan yakından alakası yoktu, kayınbabamın yarağı hem uzun hem kalındı. Kayınbabamın yarağı neredeyse göbeğini geçecek şekilde şaha kalkmış bir at gibi yerinde duramıyor, titremeleriyle, kasıntılarıyla beni kendine çekiyordu. Başımı yaklaştırdım ve yarağını ortasından tutup, başını ağzıma almaya çalıştım. İnanılmazdı, bayağı zorlanıyordum ve bu beni ayrıca heyecanlandırıyordu. Yarağının başını boğazıma kadar aldığımda, yarağının daha yarısı avucumdaydı. Harika bir duygu yaşıyordum. Kocamla kesinlikle böyle seks yapmamıştım, yapamamıştım. Bu koca kazık gibi yarağın içimde nasıl olacağını düşündüğümde tekrar orgazm olurmuşcasına ıslandığımı farkettim.
“Hadi!” dedim kayınbabama, “Gel, gir artık, dayanamayacağım. Hadi!” diye bas bas bağırıyordum. Bu benmiydim, inanamıyordum. Kayınbabam divana oturup beni kucağına çekti, “Canım gelinim, güzelim, yavrum benim, gel sen kendin nasıl istiyorsan öyle al, kendin ayarla.” dedi. Kayınbabamın kucağına oturdum. O koca sırık gibi yarağı amımın dudakları arasından göbeğime kadar uzanarak kayınbabamla aramda sanki bir köprü gibi amımın dudaklarını ayırıyordu. Büyük ama çok büyük bir hazdı. Tekrar öpüşmeye başladık. Kayınbabam beni yavaşça kucağında kaldırarak, yarağının başını amıma denk getirdi. Ben kayınbabamı geriye iterek sırtını divana yapıştırdım, dizlerimin üzerinde doğrularak, elimle de o koca yarağı ayarlayarak amımla üzerine oturmaya başladım. Yarağının şapkası amıma girdiğinde, amım yarılıyor zannettim. Biraz durdum bekledim, sonra milim milim kaydıra kaydıra kayınbabamın yarağının yarısını içime aldığımda, kasılmalarım sarsılmalarım başladı yine. Gözüm karardı, içim geçti, uçmak, yerlerde yuvarlanmak, ve tepinmek arzusu hep birlikte yüklendiler, ben de kayınbabamın o koca yarağına yüklendim, hepsini bir anda taa köküne kadar amımın derinliklerinde hapsettim.
Ömrümde, hayatımda yapmadığım, yapamayacağım, canhıraş bağırmalar, anırmalar, evet resmen anırmalar, böğürtülerle, kayınbabamın yarağı üzerinde kalkıp kalkıp oturmaya ve kayınbabamın neresi denk gelirse ısıra ısıra emmeye, somurmaya başladım. Kayınbabam da memelerim ağzında, birini bırakıp birini yiyerek, hatta bazen her ikisini ağzına almaya çalışarak, bir elinin parmakları alttan götümde, beni habire yarağının üzerinde dans ettiriyordu. (Nasıl alırım, nasıl yerim?) diye düşündüğüm yarak amımda, kayınbabamın kucağında, yarağının üzerinde boyuna inip çıkmaktaydım. Belkide yaşayıp yaşayacağım en büyük ve erişilmez orgazmımı yaşadım. Kendime geldiğimde halen kayınbabamın kucağında idim. O şahane yarak amımın içinde, parmakları götümde, “Canım gelinim, güzelim, sevgilim, karım, orospum benim!” diyerek kayınbabam beni küçük küçük öpücüklerle yine sevmekteydi.
Kayınbabamın dudaklarına uzandım, dillerimiz yine birbirine dolaşmaya başladılar. İçimdeki yarağın daha bir şiştiğini, hatta damarlarını farkettiğimde, kayınbabam bir an durdu ve volkan gibi içime patladı. Evet sanki yanardağ faliyete geçti. Çeşme gibi akıyordu. Kayınbabamın boşalması bitince, “Harikaydın babacığım. Çok açmışsın, doydun mu?” dediğimde, “Sana doyulur mu güzel gelinim, daha yeni tadına varmaya başladım, canım benim! Sen de harikaydın, çok kadın bunun tamamını alamadı içine biliyor musun?” dedi. “Alamamaları normal babacığım, ben kendime şaşırıyorum, ben nasıl aldım diye.” dedim. “Canım gelinim, sen tam benlikmişsin. Bundan böyle hergün sevişiriz. Oğlumun bilmesine gerek yok, biz bize kaldığımız geceler bize yeter yavrum benim!” dedi. “Tamam babacığım oğlun bilmeyecek, artık asıl kocam sensin bundan böyle!” dedim ben de.
Oğlu zamanla bendeki olumlu değişimi, neşemi, mutluluğumu farketti tabii ve çok sevindi, “Ne güzel, bak babam geldi, yalnızlıktan kurtuldun, neşen yerinde. Ben de korkuyordum babamla anlaşamaz da aranıza soğukluk falan girer diye.” demez mi? Bilmiyor ki kayınbabamla hergün sikişiyorum! ilerleyen günlerde kayınbabama arkadan da verdim, götümü siktirdim. Evliliğimiz boyunca oğlunun elini bile sürmediği o bakire götümü kayınbabamın sikmesi ise benim için ayrı bir zevkti…

Kocam Kısır Çıkınca Kayınbabam Hamile Bıraktı

Evlendikten sonra yaptırdığımız tüm testlerde kocam kısır çıktı. Kocamla cinsel yönden hiç bir sorunumuz yoktu. Çok uyumlu bir seks yaşantımız vardı. Ama, bir çocuk sahibi olma saplantımız giderek artıyor, bizi bayağı rahatsız ediyordu. Evlat edinmeye karar verdik. Deneyenler bilirler; bir sürü gerekli gereksiz formalite ve işlemler bir yana, bize, bizim istediğimiz seçtiğimiz bebeği değil de, kendilerinin bir şekilde bize münasip gördükleri yetişkince bir çocuğu önerdiler. Vazgeçtik. Nasıl yaparız, ne yaparız diye kocamla bayağı kafa yormaya başladık. Artık öyle bir noktaya geldik ki, neredeyse sokaktan geçen ilk erkeği çağırıp, gel beni dölle diyecektik.
Eşim, bir içki sofrası sonunda babasıyla (yani kayınbabamla) konuştu, dertleşti. Ben yanlarından uzaklaştım. Sonra eşimle konuştuk. Babası bunun gerçekten ciddi bir sorun olduğunu, aslında saplantımız olmasa hiç de dert olmadığını, bu saplantının bir şekilde giderilmesi gerektiğini söylemiş. Çözümü için de kesinlikle bir yabancıyla şununla bununla değil, sorunun aile içinde kalacak şekilde, dallanıp budaklanmadan halledilmesinin gerekliliğini v.s. vurgulamış. Eşim, bunun nasıl olacağını sorunca da, kayınbabam, “Bir sürü yöntemler var, bunlardan biri de tüp bebek mesela…” demiş ve eklemiş, “Eğer uygun bulursanız, ben yarın bir hastaneye gidip, bir sperm testi yaptırayım. Sonuca göre spermi ben verir, gelinim de bir güzel karnında büyütür. Hem çocuğum, hem torunum olmuş olur.” demiş.
Gerçekten de kayınbabam ertesi günü testi yaptırıyor, çok da olumlu çıkıyor. Ama asıl sorun da bundan sonra başlıyor. Biz kendimizi herhalde Amerika’da Avrupa’da yaşıyor sandık ki, havalandık. Ama, çabuk yere indik. Bugün git yarın gel’lerden kurtulmak için, gereken para miktarını öğrenince de bu düşten de vazgeçtik. Ama, bir şekilde ben ve eşim kayınbabamın spermlerini kabullenmiş de olduğumuzdan, birbirimizden habersiz bu işlemi tüp’de değil de, gerçeğinden yapmak için düşünmeye başlamışız. Bir sevişme sonrası kocam bana, “Ne dersin, babamla bu işi bitirsek mi?” diye ağzımı yoklamaya girdi. Ben de, “Uzun zamandır bunu düşünüyorum, ama sana ve kayınbabama nasıl derim, ne yaparız bilemiyorum…” dedim. Kocam, “Sen merak etme, ben gelecek hafta beş on günlüğüne birkaç yere gitmek zorundayım, yokum. Gitmeden babamla konuşurum, bu işi bitirelim. Ben olmayınca sen daha rahat olursun.” dedi.
Nasıl heyecanlandım bir anda anlatamam. Kalbim duracakmış gibi çarpmaya başladı. Nutkum tutuldu. Uzun süre kendime gelemedim. “Tamam.” diyebildim sonunda. Kocam gitti. Kayınvalidemi de kayınbabam, uzun zamandır istediği Turla 15 günlük bir geziye gönderdi.
Bende de gene bir heyecan bir heyecan. Kayınbabam anlayışlı bir adam, akşam beni büyük bir otelde yapılan harika bir eğlentiye götürdü. Farkında olmadan iki kadeh viskiyi götürmüşüm. Dans müziği başladığında kendimi kayınbabamın kollarında, pistte buldum. Omzum kayınbabamın başında, kollarım boynunda, neredeyse olduğumuz yerde rakkas gibi sallanmaya başladık. Viskiyi saymıyorum, ortamın sıcaklığını da, kayınbabamın kokusu beni fena halde tahrik etti. Başımı ve ağzımı boynuna daha bir gömdüm. Kayınbabam da elleri belim ve kalçama yakın yerde beni kendisine yapıştırdı. Az sonra, “Odamıza çıkalım mı güzel gelinim? Bu otelde odamız hazır.” diye sordu. “Tamam baba…” diyebildim.
Sanki rüyadaydım, odamıza uçarak çıktığımızı biliyorum. Başım iyice dönüyordu ama uykum yoktu. Kayınbabamın kucağından yatağa indiğimde, altımdan eteğimin de büyük bir ustalıkla çıkarıldığını farkediyorum. Bu ben miyim derken, ayağımın tekini havaya kaldırıp, “Canım babam, iyi ki varsın…” dediğimi duyuyorum. Aynı anda kayınbabamın ağzını amcığıma gömüp külotumun üzerinden beni yaladığını farkettiğimde, artık iyice uçuyorum. Ben titreyerek inlerken külotumun da çıkarıldığını, amımın içindeki o harika dil darbelerinden, gezintilerinden anlıyorum. Kayınbabam altta meşgulken, üstümü bir hamlede kendim çıkarıyorum. Kayınbabam yavaş yavaş göbeğime, memelerime ulaşırken, pantolonuyla birlikte donunun da çıktığını farkediyor, ilk defa kocamın organından başka bir organı içime alacağımdan merakla kafamı kaldırıp baktığımda, “Harika!” diyorum. Kayınbabamın siki kesinlikle kocamınkinden uzun ve kalın. Şu andaki yarı kalkmış hali bile içimi gıcıklamaya yetiyor.
Meme uçlarımı bir iyice havalandırıp dudaklarıma uzandığında, dilim çoktan kayınbabamın ağzında kıvrılmaya dans etmeye başlamıştı bile. Nasıl ve ne zaman içime girdi bilmiyorum. Bir anda taa dibimde şimşekler çakmaya, kapılarımın biri kapanıp biri açılmaya başladı. Ayaklarımla belini sarıp kendime iyice yapıştırıp, “Babam benim!” diye haykırdığımı duyduğumda içimin de o çok özlediğim döllerle dolduğunu hissettim. Öylece ne kadar bekledik bilmiyorum. Hiç bırakmak istemiyordum, hep içimde kalsın istiyordum. Birbirimizin içinde olarak, yapıştık birbirimize, dalmışız.
Kendimize geldiğimizde halen birbirimize yapışık, onun organı benimkinin ağzında sanki nöbet bekler gibi, boynu bükük, beklemede. Hiç konuşmadan gene dillerimiz birbirimizin ağızlarının içinde danslarına başladılar. Altta yavaş yavaş kayınbabamın siki uyanmaya başladı. Küçük bir bel hareketiyle yolunu bulup o da yavaş yavaş keşif gezintilerine çıktı. Yatakda yatay olarak ikinci harika dansımız başladı. Babam sırtüstü döndüğünde ben doğal olarak üstündeydim. Harika bir at binicisi olduğumu da o gün keşfettim.
Uçmalarıma devam ediyordum. İtiraf etmem gerekirse, kocamla hiç böyle müthiş bir aşk-seks yaşamamıştım. Kayınbabamın performansına şaşmamak elde değildi. Sonradan söyledi, Viagra almış. Babamın içimdeki vuruşları giderek bombardımana dönüştü. Ben de neredeyse gene boşaldım boşalacağım. Bu kez ben sırtüstü döndüm. Kayınbabam bacaklarımı omzuna alıp birkaç git-gelden sonra, “Hadi!” dedi. O anda ben de hazırdım. Sarsıla sarsıla boşaldı. Gene benim pozisyonumu bozdurmadı. Bacaklarım havada, siki içimde, benimkiyle öpüşe koklaşa bir süre bekledik. Bana banyo bile yaptırmadı. Bir öpücük kondurup, “Hadi bakalım iyi uykular!” deyip, kendisi duşunu aldı. Uyuduk.
Uyandığımda, bir an nerede olduğumu anımsayamadım. Yanımda kayınbabam sırtı dönük uyuyor. Ağzımda hafif burukluk. Yavaş yavaş tüm ayrıntıları hatırlıyorum. Kendime şaşarak hafiften hafiften gene kıpırtlarımın başlamakta olduğunu farkediyorum. Demek ki ben bugüne kadar kendimi hiç tanıyamamışım. Kayınbabam yanımda sırtüstü dönüyor. İkimizin de üzerinde giysi yok. Kayınbabamın siki elektrik direği gibi. Sabah çişi var herhalde. Elimi tükürüklüyorum, amımı ıslatıyorum, o da başlamış zaten yavaştan ıslanmaya, dönüyorum, kayınbabamın sikinin başını amıma denk getirip başlıyorum üzerine oturmaya. Yavaş yavaş içime kaydığını duyumsadığımda artık kendimi kontrol edemiyorum, hareketlerim hızlanıyor. Uyanan kayınbabam elleriyle belimi sarıp beni iyice kendine bastırıyor, “Götünden istiyorum güzelim!” diyor.
“Hiç yapmadım, ama sana feda olsun!” diyorum. Vıcık vıcık amımdan çıkarıp götüme getiriyorum kayınbabamın sikinin başını. Üzerine yavaş yavaş oturmaya, içime almaya çalışıyorum. Bir anda başının içimde olduğunu farkediyorum. Biraz acı, çok zevk. Bekliyorum. Gene yavaş yavaş kayınbabamın sikini götüme kendim almaya başlıyorum. Her milimini hissediyorum. Götümün her noktası ayrı gidişiyor, istiyor. Zevkten zevke uçuyorum. Tamamını aldığımda dillerimiz de gene danslarına başlıyorlar. Kendimi yukarı alıp atımın üstünde değişik hoplama zıplama numaraları yapıyorum. Kayınbabam bir anda beni altına alıp sikini götümden çıkarıyor, amıma sokmasıyla patlaması, döllerini bir yağmur gibi içime akıtması bir oluyor.
O gün kahvaltımızı da otelde yaptık. Evimize geldik. Sanki kayınbabamın yeni karısı gibiydim. Yeni evlenmiş bir gelin gibi hissediyordum kendimi. Kayınbabam da bana karşı çok kibar ve anlayışlı davranıyordu. Konuştuk, kocam gelene kadar, karı koca gibi her gün her akşam birlikte olacaktık. Kocam geldiğinde gene her şey eskisi gibi olacaktı. Oldu olmasına da, ben kayınbabamın beni götümden sikişini, daha doğrusu, benim kayınbabama götümü verişim hiç aklımdan çıkmıyordu. Ne yapıp yapıp kayınbabamla bir daha götten sikişmek istiyordum. Şimdi de takıntım bu olmuştu. Evet, hamile kaldım. Çocuğumuz olacaktı.
Kocama hiçbir şekilde bu takıntımdan söz etmedim tabii ki. Bir ara kayınbabamla yalnız kaldığımda söyledim. O da beni arzuladığını unutamadığını söyledi. Anlaştık, kocam işe gittiğinde, kayınbabamla götümden sikişiyoruz. Kayınvalidem hiçbir şekilde sorun değil. Şimdi yedi kocalı Hürmüz’ü daha iyi anlıyorum. Çocuğumun babası, amımı götümü siken kayınbabamı ben de seviyorum.

Kocam Askere Gidince Kayınbabam Sikmeye Başladı

Merhaba, ismim Ümmügülsüm. 19 yaşındayım ve yeni evliyim. Diyarbakıra Gaziantepten gelin geldim. Evlendikten sonra kayınbabam ve kaynanamla birlikte aynı evde oturmaya başladık. Kocam evlendikten iki hafta sonra askere gitti. Kaynanam felçli ve yatalak hasta, evde kendisi için hazırlanmış ayrı bir odada yatıyor sürekli. Kayınbabam 54 yaşında ve emekli olmasına rağmen oldukça dinç sayılır. Onunda kendine ait ayrı bir odası var. Kocamla bana da bir oda ayrılmış, ben de o odada yatıyorum.
Kocamla birbirimize doyamadan askere gittiği için sürekli üzülüyordum. Onun dışında evin gündelik işlerini yapıyordum, yemek, bulaşık, temizlik, çamaşır ve ütü gibi. Kaynanamın yemeğini yedirmek ve ilaçlarını vermek de gelin olarak vazifelerim arasındaydı. Ailemden gördüğüm üzere, kaynanama ve kayınbabama saygıda kusur etmiyordum. Sağolsunlar onlar da beni çok seviyorlardı. Evin bütün işlerinden çok yoruluyordum, fakat akşam olup ta salonda televizyon seyrederken kayınbabamın yanıma oturması ve saçlarımı okşayıp beni teselli etmesi, bana iki çift güzel söz söylemesi, bana kıymet verdiğini göstermesi, tüm günün yorgunluğunu ve üzüntümü alıyor, evin gelini olduğumu unutturuyordu. Kısa sürede birbirimize ısınmıştık, ben de kayınbabamı çok seviyor ve kendisine samimi davranıyordum. O bana sarıldığında ben de ona sarılıyordum.
Yine bir akşam oturmuş TV seyrediyorduk, kayınbabamın (Meyhane) arkadaşları telefon ettiler ve 10 dakika sonra kayınbabamı taksi ile kapının önünden aldılar. Kayınbabam giderken “Sen yat uyu kızım, ben bir iki tek atıp gelecem.” dedi. Ben biraz daha TV seyrettikten sonra odama gittim, gecelik giydim ve yattım. Hemen uyumuşum. Aradan kaç saat geçti bilmiyorum, dış kapıdan gelen gürültüyle uyandım. Kalktım salona geçtim, kayınbabamın odasının kapısı açıktı ve yatağı daha bozulmamıştı. Kapıdaki kayınbabam mı diye mercekten baktım, gerçekten kayınbabamdı. Arkadaşları taksiyle bırakıp gitmişler, kayınbabam kapıyı açmaya çalışıyor fakat beceremiyor, kapının kilidine küfür ediyordu. Tabi hemen açtım kapıyı. Baktım kayınbabam ayakta zor duruyor, girdim koluna, o da bana sarıldı, odasına götürdüm.
Kayınbabamı yatağına uzatıp, üzerini değiştirmeye çalıştım. Ceketini ve gömleğini çıkardım fakat kayınbabam pijamasını giymek istemiyordu. “Sen bilirsin babacığım.” deyip ayakkabısını ve ardından pantolonunu çıkardım. Kayınbabam sadece külotuyla kalmıştı yatakta. Kendimi nekadar zorlasam da, kayınbabamın külodundan belli olan kalın sikine bakmaktan kendimi alamıyordum. Üstüne yorgan örtmek istedim, örttürmedi. “Peki ozaman iyi geceler babacığım.” dedim tam gidiyordum, kayınbabam kolumdan tutarak, “Güzel kızım, iki dakika otur öyle git.” dedi. Saygısızlık etmemek için yatağın kenarına oturdum. Kayınbabam herzamanki gibi saçlarımı okşuyor ve övgüler yağdırıyordu. Ben de kayınbabamın göğsüne yasladım başımı ve sarıldım kendisine. Fakat gözüm hep kayınbabamın küloduna, daha doğrusu sikine kayıyordu. Kayınbabam saçlarımı okşadıkça siki de kalkmaya başladı.
Bu arada kayınbabamın elide saçlarımdan sırtıma, ordan belime doğru kaymış, külodumun etrafını okşuyordu. Göğüsuçlarım sertleşmiş ve iyice sivrilmiş, sütyensiz olduğum için geceliğimden belli oluyordu. Ben nefesimi tutmuş, sabırsızlıkla ve merakla olacakları bekliyordum. Hayatımda hiç böylesine heyecanlandığımı hatırlamıyordum. Derken kayınbabam geceliğimin eteğini belime sıyırıp, elini külodumun içine soktu. Orta parmağıyla götümün deliğini okşuyordu. İtiraf etmeliyim ki, tarifi imkansız bir zevk alıyordum. Sonra kayınbabam öteki eliyle elimi tutarak küloduna doğru götürdü, elimi külodunun içine sokarak bana küloduna sığmayan sikini okşattırdı. Az önce götümün deliğini okşayan parmağı yavaş yavaş amıma girip çıkmaya başlamıştı. Amım sulanmış ve heyecandan ölecek gibiydim. Utanma, korku ve zevkle karışık birçok duyguyu aynı anda yaşıyordum.
Daha sonra kayınbabam külodunu sıyırarak sikini serbest bıraktı. Elimi tekrar tutarak sikinin gövdesinden kavrattı ve elimi aşağı yukarı oynatarak sikini sıvazlattı. Kayınbabam elimi bıraktığında, ben sikini sıvazlamaya devam ettim. Bir yandan da kayınbabamın sikini inceliyor, büyüklüğüne, kalınlığına ve damarlarına hayret ediyordum. Az sonra sikinin ucundan bir iki damla kadar sıvı geldi. Kaygan bir sıvıydı, parmağımla o sıvıyı sikinin başına yaydım ve sıvazladım. Kayınbabam sessizce kulağıma fısıldayarak, “Ağzına al!” dedi. Ben bir an duraksayınca tekrarladı, “Sikimi ağzına al!” dedi ve ensemden tuttuğu gibi yüzümü sikine bastırdı. Siki elimde, dudağım sikinin kafasına değiyordu fakat ben ağzıma almaya tereddüt ediyordum. “Al ağzına yala, bak ben de senin amını yalayacam!” dedi. Sonra beni amım yüzüne gelecek bir şekilde üzerine aldı. Külodumu bacağımdan çıkardıktan sonra amımı yalamaya başladı.
Heyecandan zaten amım iyice ıslanmıştı, kayınbabam dilini amıma sokuyor, amımın dudaklarını emiyordu. Kayınbabam amımı okadar zevkli yalıyordu ki, sonunda ben de onun sikini ağzıma aldım ve yalamaya başladım. Kayınbabam amımı yalarken götüme de bir parmağını sokup çıkarmaya başlayınca dayanamadım ve kayınbabamın ağzına boşaldım. Kayınbabam amımdan akan suları bile yaladı yuttu. Çok geçmeden kayınbabam da garip sesler çıkararak ağzıma boşaldı. İkimizde birkaç dakika sessiz ve hareketsiz kaldık. Sonra kayınbabam, “Bu yaptığım doğru değildi, olmaması gerekiyordu. Birdaha olmayacak, söz!” dedi ve külodumu elime vererek beni odama gönderdi. Odama gittiğimde saatlerce gözüme uyku girmedi. Uyumak için nezaman gözümü kapasam, kayınbabamla az önce yaptıklarımız tekrar tekrar canlanıyordu beynimde.
Ertesi gün kayınbabam hiçbirşey olmamış gibi davranıyor, benimle hiç konuşmuyor, yüzüme bile bakmıyordu. Aradan üç gün geçtikten sonra kayınbabam TV seyrederken, dayanamadım ve çekine çekine gittim yanına oturdum. Kayınbabamın bana samimi davranmasını özlemiştim. Fakat aksine kayınbabam bana karşı soğuk davrandı, beni salonda sap gibi bırakarak, “İyi geceler.” dedi ve odasına çekildi. Ne düşüneceğimi, ne yapacağımı bilmiyordum. Biraz tekbaşıma salonda oturduktan sonra ben de kendi odama gittim yatmaya. Fakat içim içimi yiyor, gözüme uyku girmiyordu. Birbuçuk iki saat sonra kayınbabamın odasına gitmeye karar verdim. Geceliğimle kapısını çalmadan girdim kayınbabamın odasına ve odanın ışığını açtım. Kayınbabam yine küloduyla yatıyordu, ben ışığı yakınca uyandı ve beni görünce doğruldu.
Hemen yanına gittim ve kayınbabama sarıldım ve “Babacığım, geçen gece olanları sadece sen değil, ben de istedim! Hatta yine istiyorum! Her gece yapalım! Neolur soğuk davranma, kızma bana!” dedim. Kayınbabamla birkaç saniye göz göze geldikten sonra başladık öpüşmeye. Kayınbabam göğüslerimi okşayıp yalarken ben de elimi kayınbabamın küloduna soktum, sertleşmiş sikini okşuyordum. Çok geçmeden ikimizde çırılçıplak olduk. Kayınbabam beni yatağa sırtüstü yatırdı, bacaklarımı aralayıp amımı yalamaya başladı. Kayınbabamın dilini amımın deliğine sokup çıkardıkça amım sulanıyor, zevkten inliyordum. Sonra bacaklarımı iyice ayırıp bacakarama yanaştı. Eliyle sikini amıma, aşagığdan yukarı, yukardan aşağı, birkaç kez sürttükten sonra, sikini yavaş yavaş amıma sokmaya başladı. Kayınbabamın siki amıma girdikçe, ben sanki kızlığımı ikinci kez kaybediyor gibi hissediyordum.
Kayınbabamın siki amıma dört beş kez girip çıktıktan sonra ben boşalmıştım. Fakat kayınbabam amımı sikmeye devam etti, bacaklarımı omuzuna alarak sikiyordu. Ben ikinciye boşalmıştım ki kayınbabam hızlandı, daha sert sokup çıkarıyordu. Az sonra kayınbabam inlemeye başladı ve nihayetinde sikini amımdan çıkardığı gibi göbeğime boşalttı döllerini. Aslında içime boşalmasını çok isterdim, fakat kocam askerdeyken hamile kalırsam bu durumu kimseye açıklayamazdık. O gece kayınbabamla birbirimize sarılarak birlikte uyuduk. Sonraki günlerde kayınbabamla hergece sikişir olduk. Birkaç hafta sonra, kayınbabam beni götten de sikti. İlk seferinde epey acıdı fakat sonradan kayınbabamın sikine götüm de alıştı. En çok ta götümün içine boşalması hoşuma gidiyor. Boşaldıktan sonra sikini götümden çıkarmasını hiç istemiyorum…
Kayınbabamı çok seviyorum, kayınbabam da bana aşık. İleride kocam askerden gelince artık bir yolunu bulup ikisini de idare etmem gerekecek. Olmadı akşamları kocamla, gündüzleri kocam işe gidince de kayınbabamla sikişirim…

27 Haziran 2020 Cumartesi

Kayınbabama Götten Verdim

Selamlar ben Kayseri’den yazıyorum. Adım Semra, 25 yaşındayım ve evliyim. Eşimle aslında gayet düzgün bir yaşantımız var. Bugüne kadar hiç bi eksiklik hissetmedim yaşantımızda, cinsellik de dahil buna.
Eşimin babasının (yani kayınpederim) hareketlerinden bana karşı boş olmadığını anlamak zor değildi. Canım, cicim şekerimle başlayıp, hayatım, güzelim, birtanemle biten konuşmalardan tutun da, en küçük bir sorunumda gerçekten koşuşturması, benimle ilgilenmesi, her bir özel günlerimde bir elma gönül alma misali, bana hediyeler alması, her gün, her sabah (özellikle eşim işe gittikten sonra) telefonla arayıp hatırımı sorması, bende de farkında olmadan bir alışkanlık yarattı. Kayınpederim bir sabah aramasa, sormasa, hemen ben arar sorar oluyordum. Açıkcası, kayınpederimin ilgisinin hep üzerimde olmasını istiyordum ve ne yalan söyleyeyim, bu durumdan da büyük bir haz alıyordum. Fakat bana olan bu ilgisinin cinsel yönden olabileceğini, beni cinsel yönden arzuladığını hiç aklıma getirmemiştim, ne de olsa oğlunun karısıydım.
Bir gün eşim işe gittikten iki saat sonra kapı çaldı. Açtım, kayınpederim gelmişti, şaşırdım, gündüz vakti ne işi var diye. “Pazara gidiyordum, biraz soluklanayım, çok yorgunum.” dedi, “Tabi buyur.” dedim. Geçti içeriye. Televizyon açıktı, dizi izliyordum. Kayınpederime yiyecek içecek birşeyler hazırlamak istedim ve mutfağa geçtim. Televizyonun sesi kesildi içerden. Neden kapattı ki diye düşündüğüm anda, kayınpederimin nefesini ensemde hissettim. “Ne o baba…?” dememe kalmadı, ellerini eteğimin kenarından bacaklarıma uzattı ve “Artık dayanamıyorum.” deyip beni öpmeye başladı. Yanaklarımı, boynumu, dudaklarımı öpmeye çalışıyordu. Kendimi çekemiyordum, kuvvetliydi. Çok şaşırmıştım. “Sen benim babamsın, sonra oğlunun yüzüne nasıl bakacaksın?” deyip itmeye çalışıyordum, fakat gücüm yetmiyordu.
Kayınpederim, “Her şeyi göze aldım, ne pahasına olursa olsun, seni istiyorum. Seninle bir kez beraber olayım, sonra gidip kendimi Erciyes’in tepesinden atayım. Bu nasıl bir tutkudur, nasıl bir istektir ben de bilmiyorum, bildiğim tek şey, seni ölesiye sevmek, istemek…” diye hem inliyor, hemde elleri eteğimin altından bacaklarımı sıkıştırıyor, okşuyordu. Bense çaresizce direnmeye devam ediyordum. O sırada eli bacaklarımdan yukarı çıkıp amımı avuçladığı an, hiç beklemediğim bir şekilde zangır zangır titreyerek orgazm oldum ve eline avucuna boşaldım. Noluyordu bana? Hiç böyle bir orgazm yaşamamıştım. Evlendiğimizden beri kesinlikle kocamla böyle bir şey olmamıştı.
Bu arada gömleğim de iyice sıyrılmış, yakası açılmış, ev hali, rahat olmak için sütyen takmadığım göğüslerim ortaya çıkmıştı. Hemen yapıştı uçlarına, emmeye ısırmaya başladı. Artık direnmiyordum, aksine azmaya başlamıştım. Kayınpederim bir hayvan gibi soluyordu, nefesi göğüslerimi, meme uçlarımı yakıyordu. Ateşim çıkmaya başlamıştı. “Hayır.” diyordum fakat hoşuma da gitmeye başlamıştı. Bir anda istem dışı olarak elimi pantolonunun önüne attım, kazık gibi olmuş siki elime geldi. Göz göze geldik, kayınpederime, “Hadi çabuk ol o zaman.” dedim. Kendime inanamıyordum, ben napıyordum, kocamın babasını ben de bir hayvan gibi arzuluyor, vakit geçirmeden altına yatmak istiyordum. İlk defa kocamdan başkasıyla birlikte olacaktım, ilk defa bu kadar yaşımdan büyük birini istiyordum ve bu insan da kocamın babasıydı, yani benim de babam sayılırdı.
Öpüşmeye başladık olduğumuz yerde. Kayınpederim, “Kızım, canım, gelinim, Semra’m, sevgilim, kadınım benim…” diye inliyordu. Elleriyle eteğimi belime toplamış, külotumun üstünden amımı parmaklıyordu. Zaten vıcık vıcık olan amım iyice ıslanmaya başlamıştı. Eteğimi ve külotumu sıyırıp ayaklarımdan çıkardıktan sonra, kafasını amıma gömdü. Dillemeye başladı kıllı amımı, çevresini, dışını yalıyordu. Amımın kıllarını ağzına alıyor çekiştiriyordu. Ağzıyla amıma yaptıkları çok hoşuma gidiyordu. “İçine…” diyebildim inleyerek. Dilini amımın içine soktu, sağa sola oynatıyordu dilini, delirmek üzereydim. İçimde en derine sokup çekiyordu dilini (Kocam pek sevmez bunu yapmayı). Yaptığıma inanamıyordum, kocamın babasıyla neler yapıyordum. Boşalmama çok az kalmıştı, dayanamadım ve “Yala!” diyordum… “Daha hızlı yala, em, dişle… Bitir beni!” diye diye kayınpederimin ağzına boşaldım.
Ben (ikinciye) boşalmıştım, şimdi sıra kayınpederimde idi. Hem Onu kazık gibi bir sikle ortada bırakamazdım, hemde sikini içimde hissetmek istiyordum. Pantolonunu ve külotunu çıkardım, sandalyeye oturttum kendisini. Aleti çokta büyük değildi ama ateşimi söndürmeye yeterdi. Sikini elime alıp sıvazladım aşağıdan yukarı. Damlalar geliyordu ucundan. Bir hamlede ağzıma götürüp sert sert emmeye başladım. Damlalarını emip yutuyordum, gerçekten çok azmıştım. Dilimle sikinin başının ucunda daireler çizip, kayınpederimi delirtiyordum. “Ohhh, kızım, gelinim devam et, seni deli gibi istiyorum…” diye inliyordu. Daşşaklarını bir bir ağzıma alıp çekiştirerek emiyordum. Ona tüm hünerlerimi göstermeye kararlıydım. Siki inanılmaz sertleşmişti ve zonkluyordu.
Mutfak masasına sırtüstü yattım, bacaklarımı ayırdım ve “Gel babacığım, sik gelinini. Babam benim, gel sok, sik kızının amını!” dedim. Kayınpederim amımın dudaklarını ayırıp, sikini sırılsıklam amıma yerleştirdi ve girip çıkmaya başladı. Önce yavaş yavaş, sonra tüm gücüyle, hızlı hızlı, sert sert girip çıkıyordu amıma. Daşşakları amımın dudaklarına çarptıkça şap şap sesler çıkıyor, bu beni de kayınpederimi de daha da azdırıyordu. Kesinlikle kocamla böyle bir seks yaşamamıştım. Çok daha heyecanlı ve zevkliydi, adeta bitmesini istemiyordum. Oğluyla evliydim, fakat sikişmenin güzelliğini ve orgazmın ne olduğunu şimdi kayınpederimle yaşıyordum. Üzerime eğilip göğüs uçlarımı şapırtılarla çekiştirerek emmeye başladı. Azgın bir boğa gibiydi, hoşuma giden de buydu zaten. Kayınpederimin altında kendimi tam bir dişi hissediyordum, kendimi Ona tamamen teslim etmeye hazırdım.
Kayınpederim pozisyon değiştirmek istedi ve beni ayağa kaldırıp, yüzümü masaya döndürüp ayakta domalttı. Amım ateş gibi yanıyordu. Kazık gibi sikini arkadan amıma yerleştirip, sert sert sokmaya başladı yine. Amıma her sokuşunda göt yanaklarımın nasıl dalgalandığını bile hissedebiliyordum. Amımı sikerken göt yanaklarımı avuçluyor, okşuyor, mıncıklıyor, üfeliyor ve ayırıp birleştiriyordu. Arada bir tokat atıyordu onlara. Bir anda sikini amımdan çıkarıp, diz çöktü, götümü yalamaya, emmeye ve parmaklamaya başladı. Anlamıştım ne yapmak istediğini. Daha önce hiç götten sikişmediğim için biraz korku vardı içimde. Titrek bir sesle, “Babacığım…” dediğimde, kayınpederim sanki bu korkumu sezinlemiş gibi, güzel sözlerle beni teskin etmeye çalışıyordu. “Canım gelinim, güzel kızım benim, sevgilim, birtanem… Kızlığını oğluma verdin, götten de benim karım olacaksın. Dünya güzeli gelinim benim… Canım kızım benim, senin o daracık göt deliğine kurban olurum!” deyip parmaklarıyla götümü açmaya genişletmeye başladı.
Kayınpederim mutfak tezgahında duran zeytinyağı şişesine uzanıp aldı, götüme ve sikine bolca sürmeye başladı. Evet, az sonra kayınpederime götümün bekaretini vercektim (yani götten karısı olacaktım). Bu düşünce bana tarifi imkansız bir heyecan ve haz veriyordu. Götten sikilecek olmanın sırf düşüncesiyle bile amım sırılsıklam olmuş, nerdeyse boşalacak gibiydim. Göt deliğime sikinin başı değdiği an kasılmalarım, büzüğümün açılıp kapanmaları başlamıştı bile. Kendime inanamıyordum, resmen götüm yarak istiyordu! Büzüğümün açılıp kapanma periyotlarından birinde, zamanlamasını çok iyi ayarlayan kayınpederim sikinin başını bir anda götüme sokuvermişti. “Baba biraz dur…” dedim. Acımıştı. Heyecandan nefesim kesilmişti, ikimiz de kısa bir süre hareketsiz durup, soluklandık. Ardından kayınpederimin siki yavaş yavaş, milim milim içime kayıyordu. Sikinin her miliminin götüme girişini hissediyordum. Acıyla birlikte harika, nefis bir şeydi, böyle birşey nasıl anlatılır bilemiyorum, bu duygu ancak yaşanır…
Kayınpederim’in daşşakları amıma değdiği an, sikinin tamamının götüme girdiğini anladım. Siki ateşten bir kor gibi götümü dağladı. İnanılmazdı. O doluluk, o yoğunluk, o ateş götümden taşıp, vücudumun her noktasını etkiliyordu, taa beynime kadar. İstemim dışı, götümü bir değirmen taşı gibi döndürmeye başladım, ileri geri, sağa sola. Artık kayınpederim de bir sanatkar titizliği ile sikini götüme sokup çıkarıyor, pompalamalarının şiddetini arttırdıkça arttırıyordu. Siki götüme her girişinde daşşakları da amıma çarpıyor, amımı kudurtuyordu. Bir süre sonra, “Canım Babammm…” dediğimi hatırlıyorum, evet, boşalıyordum. Boşalma ne demek, sanki işiyordum. Dur durak bilmiyordum. Tam geçti derken bir yeni dalga beni alıp açıklara atıyordu.
Kayınpederim sikini götümden çıkarıp amıma soktu ve amımı sikmeye başladı. Zevkten bayılmak üzereydim, “Boşal…” diyebildim inlemelerim arasında. Kayınpederim içime püskürüyordu. O sıcak dölleri beni kendime getirdi. Çivi çiviyi söküyordu, bir ateşi bir başka ateş söndürüyordu. Kayınpederim birden sikini amımdan çıkardığında, göt yanaklarımda da döllerinin sıcaklığını hissettim. Kayınpederim halen yoğun birşekilde boşalıyordu, bitmiyordu dölleri. Sanki genç olan kocam değil babasıydı. Boşalması bittikten sonra döllerini sikinin başıyla iyice yaydı belime ve kasıklarıma kadar. Çok zevkliydi…
Bir iki dakika dinlendikten sonra temizlendik ve toparlanmaya başladık. Giyinirken, “Babacığım, bu ilk ve son defa oldu. Birdaha asla olamayacak!” dedim. Kayınpederim de, “Tamam kızım, söz birdaha olmayacak!” dedi. Sözünü de tuttu, birdaha sikişmek için talepte bulunmadı. Fakat havlu atan ben oldum, sikişme talebi bir hafta sonra benden geldi. Tam 2,5 yıldır da kayınpederimle her fırsatta sikişiyoruz. Birtürlü yeter diyemiyorum. İki gün geçti mi, koşuyorum altına yatıyorum. Kayınpederimi çok ama çok seviyorum. O beni götümden ilk siken erkek, götümün sahibi, götsever Kayınpederim…