Kayınçonun Karısını Siktim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayınçonun Karısını Siktim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2020 Pazar

Kayınçonun Karısını Amlı Götlü Siktim

Selam arkadaşlar, ismim Sinan, Almanyanın Nordrhein-Westfalen bölgesinde kalıyorum. Yaşım 34, evli ve 2 çocuk sahibiyim. Eşimle cinsel hayatımız mükemmelin de ötesinde. Hiçbir şikayetimiz olmaz birbirimizden. İyi çalışan bir İşyerim var. Gelelim geçen sene başımdan geçen olaya. Benim salak mı salak, aff edin, Öküz mü Öküz bir kayınçom var. Kendisi Tır Şöförü. Kayınçom evli ve 26 yaşında, ufak minyon tipli bir karısı var. Ama karısı da kocasından on kat Cin. 4 yaşında bir çocukları var. Bize gelip gittiklerinde hep benim gözümün içine bakar ve bazen de gizli gizli beni süzerdi. Ben pek aldırmaz, bilinçsiz yapıyordur diye geçiştirirdim. Bir gün biz onlara gittiğimizde, Bilgisayarları bozulmuş, Kayınço tamir etmem için rica etti. Oturdum Bilgisayarın başına, ama baktım ki öyle 10-15 dakikada yapılacak iş değil, “Sonra yaparım…” dedim.
Aradan iki gün geçti ve Kayınçonun karısı beni aradı, “Sinan abi bir gelip de şu Bilgisayarı tamir et ne olur, E-mail falan gönderemiyorum kimseye!” dedi. “Tamam geliyorum!” dedim, kalktım gittim. Ben Kayınço da var evde diye düşünüyordum. Ama o işe çıkmış, İngiltereye yükü varmış, iki gün sonra gelecekmiş. Neyse girdim içeri, Kayınçonun karısı bana bir çay koydu getirdi. Oğlu da odasında oynuyordu. Ben bir yandan çayımı içiyor, bir yandan Bilgisayara Format atıyorum. Bu da geldi yanıma oturdu, nasıl yaptığımı merak etmiş. Ben, “Virüs dolmuş Bilgisayara, ne yaptınız buna?” diye sorunca, “Ne olacak Kaynın sabahlara kadar Bilgisayarın başında, olur olmaz sayfalara giriyor!” diye sitem etti.
Ben de meraktan, “Ne gibi sayfalara?” deyince, “Zannedersem açık saçık sitelere, Pornosayfalarına giriyor.” dedi. Bana geldi bir gülme krizi, “Eşşek kadar adam sabaha kadar Pornositelerine mi bakıyor? Evli barklı adam, sanki ihtiyacı mı var? Yoksa sen mi yüz vermiyorsun?” dedim. Dedim ama, nerden bileyim Arı Kovanına basacağımı. Kadın açtı ağzını yumdu gözünü! Meğer bizim Kayınço öyle yerlere bakıp, biraz azıp, anca iş görüyormuş. Bunları anlatırken kızardı bozardı. Konu gitgide daha da açılıp saçılınca, ben de sapıttım ve açık saçık konuşmaya başladım, “Azması için sen yardımcı olsana. Bunun o kadar yöntemi var, sen onu ağzınla, o seni dili ile…” deyince, “Nerdeeee? Altı senedir evliyiz, daha öyle bir şey ne yaptı, nede yapmama izin verdi. Zaten toplam 3-4 dakikayı bulmaz, işini bitirir, sonra da arkasını döner yatar!” dedi.
Hayretle, “Yok yaa?” demişim. Busefer O bana, “Sizde nasıl? Siz öyle şeyler yapıyormusunuz?” diye sordu. Ama eli yüzü ateş basmış gibi, yerinde zor oturuyor. Bana da baya yakın oturduğu için kalçası bacaklarıma değiyordu. Ben bir yandan Bilgisayara devam ediyor, bir yandan da anlatıyordum, “Valla, biz birbirimizi en az yarım saat, Kırkbeş dakika sırf öper yalarız. Ben Karımı Sex’ten önce en az 3-4 kez boşaltmadan o işe başlamam. Ve başlayınca da, sabaha karşı anca bitiririz!” dedim. Bu arada saat akşam 8’i bulmuştu. Kayınçonun karısı, “İlla yemek ye de öyle git! Fırında Börek var! Hem biraz daha muhabbet ederiz!” diye diretmeye başladı. “Dur o zaman ben evi arayayım, başka bir şehirde işim çıktı, nezaman döneceğim belli değil diyeyim. Karım eğer seninle başbaşa olduğumuzu duyarsa başımın etini yer! Biz de rahatça yemek yer, sohbet ederiz…” dedim.
Telefonu kapadım, mutfağa vardım. Kayınçonun karısı mutfakta Fırının önüne domalmış, Böreğe bakıyor. Yanından geçip masaya oturacaktım, Şeytan dürttü, bilerek arkasına sürterek geçtim, masaya oturdum. Baktım Çıt yok! Geri kalktım tam arkasına geçtim, “Ne Böreği yaptın bakayım?” diye. Benim yarak Pantolonuma sığmıyor, tam iki kalça arasına doğru yasladım. Yine Çıt yok! Sadece yüzü iyice kızardı. Fakat hoşuna gitmiş ki, yerinden ayrılmıyor. Ben biraz daha bastırınca, bu kalçalarını hafif hafif sağa sola oynatmaya başladı. Elimi beline doladım, iyice sarıldım arkadan buna. Tam elimi göğüslerine çıkardım ki, kapı açıldı, Oğlu geldi mutfağa. Ben hemen yerime oturdum. “Çocuğu yatırayım, hemen geliyorum…” dedi. Ama, bakışlarından belli, iyice azmıştı. 10 dakika sonra mutfağa gelir gelmez, “Gel!” dedim, kolundan tututup kucağıma oturttum, “Yemek beklesin! Senle önce başka işimiz var galiba!” dedim. Bunu kucağımda biraz koklayıp, okşayıp, elledikten sonra, “Yatakodasına gidelim!” dedim. Kalktık, Fırını kapattık…
Hiç itiraz etmeden önüme düştü, Yatakodasına geçtik. Kapıyı örter örtmez hemen ayakta öpüşmeye başladık. Bu aç Kurt gibi saldırıyor. Bunu omzundan yere bastırdım, önümde diz çöktürdüm. Pantolonumu bir hamlede indirdim, sadece Kilot ile ayakta duruyorum. Kilotumu bir indirdi, gözü Faltaşı gibi açıldı, “Bu ne yaa?” diye şaşkınca suratıma baktı. Benim yarak rahat bir 22 cm var, kadın bileği gibi de kalın, bir de Sinek-Kaydı Traşlı. “Ya bu ne kadar büyük böyle? İmkanı yok bu bana olmaz!” dedi. “Bırak konuşmayı da yala!” diye emir verince, başladı yalamaya. İnanın başı ağzına zor sığıyordu. Sonra yatırdım bunu yatağa, bacaklarını ayırdı, “Ne olur yavaş yavaş sok!” demeye başladı. Güldüm, “Acele etme, seni daha sabaha kadar sikecem, hele birkaç kez zevke gel!” dedim. Başladım bunu yalamaya, bacaklarından amının kenarına kadar, sonra boynundan, kulaklarını, gerdanını, göğüslerini ve yavaş yavaş yine amına doğru. Bu altımda tir tir titriyor, amını yalamaya başlamadan orgazm oldu sanırım. Sonra mis gibi amına dil atmaya, yalamaya, amının dudaklarını sündürmeye başladım. Bu iyice kasılmaya başladı. Zaten kendisi minyon tipli, bir de küçük amcığı var ki, yeni palazlanan kız amı gibi, Kaymak gibi. Sanki bizim dümbük Kayınço hiç sikmemiş!
Amını bir saate kadar yaladım sanırım. Kasılmalarından anladığıma göre, en az 4-5 kez orgazma ulaştı. “Sinan kurban olayım, sok şu koca yarağını amıma artık!” diye yalvarmaya başladı. “Yok! Hele sen bir kalk başına otur, ben sikersem daha ilk girişimde dayanamaz bağırırsın, Çocuğu uyandırmayalım!” dedim. Ben yattım, bu çıktı üzerime. Ama tir tir titriyor. “Emin misin Sinan? Girer mi bu bana?” diye de sorular soruyor. Amı öyle ıslanmıştı ki, extra kaydırıcıya falan gerek yoktu. Am dudaklarını açıp, amının ağzını benim yarağa dayadı. Uğraşıyor garibim, ama kafasının yarısını alamıyor. “Kendini kasma rahat bırak, tadını çıkar!” dememle bu kafasını aldı içine. Ama halen titriyor. “Şimdi acele etme, yavaş yavaş, her inip kalkmanda biraz daha alırsın!” dedim. 1-2 dakikayı bulmadan yarısını aldı içine. Sevinçten gözlerinin içi gülüyor, “Bak aldım sonunda!” diye. Dayanamadım, belinden tutup buna alttan bir kökledim ki sormayın, sanki amını yırtarak girdi. Bir çığlık attı, ağzını zor kapadım. Öylece kaldı üzerimde. Bişeyler demeye çalışıyordu, elimi ağzından çektiğimde, “Amım yırtıldı Sinan, ne yaptın!” diye sitem etti.
“Korkma yırtılmaz, esnektir! Artık kendini kasmayı bırak!” dedim. Bu yavaş yavaş inip kalkmaya başladı. Az sonra kendini öyle bir kaptırdı ki, taa ucuna kadar çıkıp sonra da köklüyordu. “Amına koyduğumun Orospusu! Bak nasılda alıyorsun!” deyince, şok oldu. Meğer bizim Kayınço yavşağı sikerken hiç konuşmaz etmezmiş. Biraz bozulur gibi oldu, ama yaraktan da inmiyor. “Ne o? Zoruna mı gitti Orospu? dediğimde, “Ya öyle deme, ben Orospu muyum?” dedi. “Evet, bu saatten sonra benim Orospumsun, amına koduğumun kızı!” dedim. Dememle bir, bu iyice kudurdu, resmen azdı. “Sende rahat ol, istediğin gibi konuş, istediğini söyle!” deyince, bu da, “Sik beni, dağıt beni! Zaten Eşek yarağı gibi koca yarağın amıma girince ağzıma sıçtın! Sik beni, durma Orospu Çocugu!” diye başladı. Ben de hiç beklemiyorken böyle şeyleri duyunca iyice kudurdum, alttan pompalamaya başladım. 2 Saate yakın sikmişim amını. En sonunda benim yarak iyice şişti, patlayacam. “Geliyorum, korunuyormusun?” diye sordum. “Gel! İçime ak! Doyur amımı dölünle!” diye bağırdı. Bir patladım ki içine, sormayın. Hanım da adetli olduğu için 5 gündür dolmuştum. Bitmek bilmedi. Bu yığılıp kaldı üstüme, “Ya Sinan, Sen ne kadar uzun dayanabiliyorsun öyle? Ben öldüm, bittim! Ömrümde bu kadar uzun sikilmedim!” diye dudaklarıma yumuldu.
Kalkıp duş aldıktan sonra yatakta ben keyif sigarası içerken, bu (biraz utandığından olsa gerek) yüzükoyun yatıyordu. Götünü okşamaya başladım. Bir yandan da bu anlatıyor, “İlk defa yarak yaladım ve ilk defa amım yalandı!” diye. Ben de, “Daha bu ne ki, seninle daha neler yapacağız!” dedim. Bir yandan da götünü okşayıp, parmağımı götünün mühürüne sürtmeye başladım. “Daha ne yapacağız ki? Bundan ötesi var mı?” diye sordu. “Kocan seni hiç arka kapından ziyaret etmedi mi?” deyince, büyük bir şaşkınlıkla, “Yooo…!” dedi. Ben pis pis gülünce, bu, “Aman sakın ha! Orası senin yarağa hiç dayanamaz! Hem arkadan Haram’mış, kocam öyle söylüyor!” dedi. “Senin o dümbük kocanın avradını sikeyim! Şimdi gösterecem sana Haram mı değil mi!” dedim. Başladım bunun kalçasını, götünü, götünün deliğini yalamaya. “Sinan kurban olayım! Sakın ha! Ordan yapma! Amıma alayım yine!” diye yalvarıyor altımda. Fakat ben götünü yalarken, amını da yalıyordum ve Onu iyice kendinden geçiriyordum.
Baktım yatağın başucunda krem var. Uzandım aldım, güzelce götünün deliğini ve yarağımı kremledim. Sonra dayadım yarağımı götüne, ama girecek gibi değil. Göbeğinin altına bir yastık koydum, götünü domalttım biraz, “Bak kasma, kendini sıkma, yoksa çok canın yanar!” dememle, bu biraz sakinleşti. Biraz daha kremledim ve yine yüklendim. Yarağımın kafası yavaş yavaş girmeye başladı, ama bu suratını yastığa gömdü, avaz avaz bağırıyor. Kafası nihayet girdi götüne, ama ben de Kan-Ter içinde kaldım. O ise halen bağırıyor! “Dur, sakin ol, bak kafası girdi, az bekle alışırsın!” desem de boşuna. “Sinan ağzına sıçayım senin, çıkar, yırttın götümü!” diyordu. Abanarak bir yüklendim buna, köküne kadar soktum! Bu manyak gibi bağırıyor, “İn üstümdem Pezevenk, siktir ol git evimden, istemiyorum!” diye. Ensesini ısırıp bıraktıkça bu rahatladı, kendini sıkmayı bıraktı. Yavaş yavaş bağırmayı da bırakınca, ben de pompalamaya başladım. Ama böylesine dar göt daha ömrümde sikmedim…
Yarım saate yakın siktim götünü. Sona doğru bu da iyice alıştı götten sikilmeye. Altımda kendinden geçmiş, zevkle kıvranmaya başladığında, kasıtlı olarak yavaşlıyordum. Hatta durur gibi yapıyordum. O ise, “Durma, devam et! Patlat götümü Sinan! Sana amım da, götümde Helal olsun!” diye haykırıryor, götünü oynatıyordu. Haline güldüm, “Senin anayın götünü sikeyim emi Orospu! İstemiyorum falan diyordun, bak nasıl da alıştın Zilli!” dedim. “Bırak anamı, bacımı da sik istersen, ama durma, devam et kurbanın olayım!” diye inliyordu. Ben de artık fazla dayanamayacaktım zaten, bunun götüne öylesine sert bir şekilde pompalamaya başladım, her bastığımda yatak duvara değip geliyor, ‘Tak tak tak…’ diye ses çıkarıyordu. Sonunda gelmek üzereydim ve götünün derinliğine boşaldım. 5 dakika sonra kalktık duşa gittik, ama garibim yürüyemiyor, derman kalmamış dizlerinde. Duşumuzu alıp, girdik yatağa, yattık. Sabah kahvaltıdan sonra bir kez daha amını sikip vedalaştım. Beni kapıda uğurlarken, “Sinan artık ben bu yaraktan ayrılmam. Haftada en az bir kez yemezsem ölürüm!” dedi. “Merak etme, fırsat buldukça senin bütün deliklerini yarağa doyuracam Orospu!” dedim, öpüştük, ayrıldım.
Artık fırsat buldukça sikiyorum Kayınçonun karısını. Ne yapayım, aç olanı doyurmak sevaptır…

Kayınçonun Karısını Beraber Siktik

Merhabalar, ben İstanbuldan Metin, 44 yaşındayım. Kayınçom geçen ay çok güzel bir kızla evlendi. Düğün merasiminden sonra kayınçomu ve yeni eşini konvoy halinde evlerine bırakıp, evlerimize dönmüştük. Daha yatağa girmeden cep telefonum çalmaya başladı, arayan kayınçom idi. Telefonu açıp, “Hayrola kayınço, gerdekten çabuk çıkmışsın?” dediğimde, “Yok be enişte, daha giremedim ki, çıkayım!” dedi. “Hayırdır?” deyince, “Ya ne bileyim hayır mı, şer mi. Bir türlü hazır olamıyorum, ne yapacağımı şaşırdım, seninle hemen görüşmem lazım enişte!” dedi. “Tamam geliyorum!” dedim ama bu saatte evden nasıl çıkacaktım? Eşime, “Kardeşin balayı biletlerini bizim arabada unutmuş, onu istiyor.” deyip hemen çıktım evden…
Aceleyle kayınçomun evine nasıl gittim bilmiyorum, ama içeri girdiğimde ikisi de salya sümük ağlıyorlardı. “Ne oldu? Niye ağlıyorsunuz?” diye sordum. Kayınçomun karısı, “Enişte ben çok çirkin bir kadınmıyım? Kocamın gerdek gecesinde hareketsizliğine bir anlam veremiyorum. Oysa nişanlılık döneminden beri bu günü sabırsızlıkla bekliyorduk.” diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya devam ediyordu. Kayınçom da karısından farklı değildi. Kayınçoma, “Oğlum çok heycanlanıyorsun belki ondandır. Biraz heycanınızı yatıştırıp, öyle deneyin.” dedim. “Nasıl?” dedi. “Evde alkol varmı? Birer kadeh alkol alın öyle deneyin.” dedim. Kayınçomun karısı salondan çıktı, biraz sonra elinde içki şişesi ve üç kadehle içeri girdi. “Ya, ben gideyim, siz bir iki kadeh için, sonra tekrar deneyin.” dediğimde ikisi birden, “Ya enişte, beraberce içelim, sohbet edelim biraz. Sohbetin, önerilerin bizi biraz rahatlatsın.” falan dediler. Ben de, “Peki o zaman…” dedim ve kadehleri doldurup şerefe kaldırdık. Kadehleri masaya bıraktığımızda üçüde boşalmıştı. İkincileri doldururken, (bu çocuk hiç alkol almazdı, sarhoş olacak busefer de) diye düşündüm, “Oğlum bu kadar hızlı içme, yavaş!” dedim. İkinci kadehleri biraz daha yavaş içerek sohbet devam ediyorduk.
Ben rahatlasınlar diye mevzuyu başka yöne çekmeye çalıştıkca, onlar hep gerdek gecesi’ne getirip duruyorlardı. Kayınçomun karısı bir ara mutfağa buz almaya gittiğinde kayınço ağzındaki baklayı çıkarıverdi. Eşinin yokluğunda, “Ya enişte, bize yardım et, birlikte girelim gerdeğe, baksana heycandan elim ayağım nasıl titriyor!” dedi. Nasıl olacaktı böyle birşey, şok olmuştum! Kayınçomun karısı elinde buz kabı ve kuruyemiş kasesi ile kapıdan göründü, geldi oturdu. Ben kadehimi kaldırdım ve “Hadi eyvallah!” deyip bir dikişte bitirdim. Kalkmak için hareketlenince, kayınçom, “Enişte sen de kal.” dedi. Kayınçomun karısı da (Kal da yemeyenin malını ye!) der gibi yalvarırcasına gözlerimin içine bakıyordu. Daha fazla dayanacak halimde kalmamıştı açıkcası, çünkü kayınçomun karısı hakikaten harika bir vücuda sahipti ve her erkeğin başını döndürecek güzellikteydi. “Bak kocan sen de kal diyor?” dedim. O’da başını önüne eğip, “Kocam daha iyi bilir, sen de istiyorsan kal enişte.” deyiverdi. “Okey o halde.” dedim. Bu sefer de beni tarifi imkansız bir heycan sarmaya başlamıştı.
Masada duran Viskiden bir kadeh daha doldurdum ve koca bir yudum aldıktan sonra masadan kalkıp üçlü koltuğa oturdum. Biraz sonra ikiside kadehlerini alıp, biri sağıma biri soluma oturdular. Biraz sohbet falan derken, “Hadi içip yatalım artık.” dedim. Kadehleri fondip yaptık. Karısı salondan çıktı biz kayınço ile oturuyorduk daha. “Hadi bakalım kayınço.” dediğimde, kayınço isteksizce karısının peşinden gitti. Ben de üçlü koltuğa uzanmıştım ki, kayınço tekrar kapıdan göründü, “Enişte sen gelmiyormusun?” dedi. “Oğlum gerdeğe sen gireceksin, ben değil! Hadi uzun etme artık!” dedim. Ama kayınço yanıma geldi, “Hadi ama enişte, daha nasıl diyeyim bilmiyorm, sen de gel bizimle.” derkende kelimeler birbirine karışıyordu, sarhoş olmuştu. Yatak odasına girdiğimizde karısı yatağın kenarına oturmuş öylece duruyordu. Kayınço hemen yanına oturdu, ben de diğer yanına oturmuş ne yapacağımızı bilmeden duruyorduk. Birden hareketlenen kayınço oldu ve “Hadi yatalım artık.” dediği gibi yatağa attı kendini. Karısı ile öylece kala kalmıştık.
Karısı, “Enişte bunun birşey yapacağı yok galiba…” diyerek boynuma sarılıp ağlamaya başladı. Ben de ona sarılıp, saçlarını okşarken teskin etmeye çalışıyordum. Birden kendini geri çekip yüzüme baktı ve bir anda dudaklarıma yapıştı ki, ne yapışma! Dudaklarımı öpmüyor adeta kemiriyordu. “Hadi enişte, bundan hayır yok, biz işimize bakalım!” dedi. Ben de artık zıvanadan çıkmıştım, öyle bir öpüşüyorduk ki tarif etmek imkansızdı, bir yandanda üzerimdekileri çıkartıyordu. Biranda gömlek pantolon çıkıverimişti üzerimden. Ben de kayınçonun karısını soymaya başladım, karşımda sütyen ve tanga külot kalmıştı. Karısının üzerinden son kalan parçalarıda çıkartırken, açıkta kalan yerlerini de öpüp emmeyi ihmal etmiyordum. Yatağa uzandığımızda ikimizde çırılçıplaktık artık. Kayınçonun karısını, dudaklarından boynuna, gerdanından o taş gibi sert memelerine, öpüp emerek, gerdeğe hazırlıyordum. Kasıklarına, oradanda daha el değmemiş aşk üçgenine gelmiştim yalayarak. Dilimi amcığının dudakları arasında gezdirirken, başımı öyle bir bastırıyordu ki kendine, nefes almakta zorlanıyordum. Kendisi de boş durmuyor başımı ve omuzlarımı okşuyordu. Yalamalarım sonucu amcığı sulanmaya başlamıştı. Doğrulmamla birlikte oda birden yarağımı avuçlayıp okşamaya, acemice ama vantuz gibi çekerek emmeye yalamaya başladı. Yalamaları öyle güzeldi ki anlatamam, neredeyse ağzına boşalacaktım. Ama ben boşalmak istemiyordum, yarağımı ağzından, ellerinden zor kurtardım.
Bu arada tamamen unuttuğumuz kayınçoma bir göz attım ki, (ne zaman soyunduğunu bile farketmemişim) soyunmuş bizi izliyordu. “Kayınço gel ben hazırladım, sende devam et.” dedim. Geldi, ama karısının baş ucuna yanaştı. Sertleşmeye başlayan yarağını karısının ağzına verip, “Enişte sen başladığın işi bitir önce.” dedi. Yeniden şaşırmıştım, ama artık birşey düşünecek halde değildim. Karısının ayrık olan bacaklarının arasında yerimi almış, yarağımın başını amcığının dudakları arasında aşağı yukarı sürtüyordum. Amcığı fırın gibi yanıyordu adeta ve yarağımı çekim gücü içine almıştı sanki. Başını sokup, “Tatlım hazırmısın?” dediğimde, ağzındaki kocasının yarağını eline alıp, “Hazırım enişte, ilk erkeğim sen ol!” demesiyle kocasının yarağını tekrar ağzına alması bir oldu. Ben de bir hamle daha yapıp yüklenince, sikimi bir kelepçe gibi sıkan o dapdar amcığında sanki bir engelle karşılaşmış gibi takıldım. İkinci hamlemde de tamamı içine girdiğinde, öyle bir çığlık atmıştı ki anlatamam. İyi ki müstakil bir villadaydılar da duyan olmamıştı o anda…
Yarağımı öyle bir sokmuştum ki, amıyla aramızdan su geçmezdi adeta. Öylece biraz bekleyip yavaş yavaş girip çıkarmaya başladım. Yarağım kızlık zarından gelen kanlar ve amından gelen sularında etkisiyle pırıl pırıl parlıyordu. Bir süre sonra öyle güzel bir ritim tutmuştuk ki harikaydı. Ben amına girip çıktıkça o da kocasının yarağını ağzında bir içeri bir dışarı dudaklarıyla sağıyordu. 15 – 20 dakika sonra artık dayanacak gücüm kalmamıştı ve amından çıkardığım yarağımı okşayarak, davul derisi gibi gergin olan karnına boşalmaya başladım. Ben boşalınca O’da ağzındaki yarağı emmeyi bırakıp eliyle okşamaya başladı. Biraz sonra kayınço da gelip benim boşaldığım yere boşalmaya başladı. Boşaldıktan sonrada boynuma sarılıp teşekürler ediyordu. Önce karısı sonrada sırayla biz duş alıp tekrar yatakodasına geldik. Kayınço, “Enişte artık karımın iki kocası olsun.” dedi. “Hadi olsun kayınço!” diyerek ben yeniden karısının memelerine yumuldum. Bir yandan okşuyor bir yandan emiyordum, uçları fındık gibi olmuştu. Kayınço da karısının az önce benim siktiğim amcığını yalıyordu. Her yerini iyice yalayıp yutuyordu, artık üzerindeki o korku ve durgunluktan eser kalmamıştı.
Karısı, “Enişte sen benim ilk erkeğimsin, herşeyin ilkini sende tatmak istiyorum!” deyince ne istediğini anlamıştım ve canıma minnetti. Ben de aşağılara doğru inmeye başlayınca, kayınço kenara çekilip bizi izlemeye başladı. Karısını ters çevirdim ve domaltarak dilimi kalçalarında o kara incisinde dolaştırmaya başladım. Bir yandanda amını ve götünü parmaklıyordum. Amının suyunu göt deliğine sürerek ve parmaklarımla masaj yaparak karısının göt deliğini genişletmeye çalışıyordum. Karısı yatakta kıvranıyordu. Kalkıp yarağımı göt deliğine getirip yükleniyorum ama bir türlü girmiyordu. Baktım kayınço komidinin üzerindeki kremi almış, “Enişte bunu sür.” diye uzatıyor. Aldım ve karısının göt deliğine ve yarağıma bolca miktarda sürdüm. Yarağım kremle iyice kayganlaşmıştı. Kremi karısının götüne de parmaklarımla sürdüm. Sonra yarağımı tekrar götüne sokmaya çalıştım. Ben yarağımı götüne sokmaya çalıştıkca karısı adeta altımdan kaçmaya çalışıyor ve “Enişte yavaş, ne olur canımı yakma!” diye yalvarıyordu.
Kayınço karısının baş ucuna gidip, öpüp okşayarak, “Sen istedin bunu bebeğim, biraz sık dişini!” dedi ve yarağını tekrar karısının ağzına verdi. Ben bu arada başını sokmuştum ve alışsın diye bekliyordum. “Bak başı girdi bile, acıdı mı? Güven bana aşkım!” dedim ve bir daha yüklendim. Yarağım yarısına kadar girmişti götüne. Biraz da öyle bekleyip son bir yüklenmemle tamamı girmişti karısının kara incisine. Bu nebiçim dar bir göt öyle, yarağımı adeta mengene gibi sıkıyordu. “Kayınço sen de gel karının amını yala!” dememle, domalmış vaziyetteki karısının bacak arasına kafasını sokan kayınço, karısının amını yalamaya başladı. Karısı artık kudurmuş gibi, “Dağıt beni enişte, amımı götümü dağıt, kocamdan hayır yok, sen dağıt!” diye yalvarıyor, zevkten kalçalarını kasıklarıma öyle bir vuruyordu ki anlatamam. Kasılmalarından anlıyordum, karısı birdaha geliyordu. Öyle bir titrediki boşalırken, titremesinin etkisiyle hep birlikte depreme tutulmuş gibi zangır zangır titremiştik. Ben de daha fazla dayanamamış, karısının o daracık göt deliğine bırakmıştım zevk sularımı…
Banyoya bu sefer ilk ben girdim temizlendim. Peşimden kayınçonun karısı girdi. Odaya geldiğimde kayınço, “Enişte karımı birde tost yapalım mı?” dedi. Ben de, “Olur, yapalım!” dedim. Karısı geldiğinde ortamıza aldık ve yan yatırdık. Önden ben, arkadan kayınço yalamaya başladık. Karısı zevkten anlaşılmaz sesler, sanki boğazlanıyormuş gibi hırıltılar çıkarıyordu. Ben alta yatıp karısını üstüme aldım ve o daracık amcığına girdim. Ve öylece beklerken kayınço da kremlediği yarağını karısının götüne sokuvermişti. Benim genişlettiğim delik çok rahat almıştı kocasının yarağını. Kayınçonun yarağı benim yarağımdan hem daha küçük hemde daha inceydi. Karısını aramıza almış, birbirimize öyle kenetlenmiştik, öyle bir ahenk içindeydik ki, sanki yatakta üçümüz dans ediyorduk. Ne kadar böyle devam etti bilmiyorum, ama kayınço, “Enişte yer değiştirelim, artık ben de karımın amını sikmek istiyorum.” dedi. Haksız da değildi yani. Ben bu sefer karısının götünde, kayınço da amında yol alıyorduk. Öyle güzel sikişiyorduk ki, buna artık ne benim ne de diğerlerinin dayanma gücü kalmamıştı. Karısının götüne öyle bir boşaldımki anlatamam. Çok geçmeden kayınço da boşaldı ve karısı boş bir çuval gibi yığıldı kaldı yatağa…
Biz kayınço ile birer sigara içip, hep beraber duş aldık. “Benim gitme vaktim geldi.” deyip karısının dudaklarına bir öpücük kondurup giyinmeye başladım. Kayınçonun karısı, “Benim iki kocam var artık.” diye seviniyordu. Kayınço da, “Evet enişte, artık seninde iki karın var, ne zaman istersen gel sik, ama ablamı da ihmal etme!” diye tembihleyerek uğurladı. Arabama binip evin yolunu tutmuşken halen olanlara inanamıyordum, ama olanların gerçek olduğunun en güçlü şahidi, üzerimdeki sexin o tarif edilmez yorğunluğuydu. Kayınçom gerçi, “Ablamı ihmal etme.” demişti, ama karısının o daracık delikleri dururken ablasını ihmal etmemem imkansız gibi görünüyordu…